top of page
logo

2026 İSG Uyum Rehberi: İşverenin Yapması Gereken 12 Şey

26 Ağu
6 dakikada okunur

Türkiye'de 2025 yılı, işçi sağlığı ve güvenliği açısından ağır bir yıl oldu. İSİG Meclisi'nin verilerine göre yıl boyunca en az 2.105 işçi çalışırken hayatını kaybetti — bu, pandemi sonrasının en yüksek rakamı ve günde ortalama 6 işçi demek. Ölenlerin neredeyse tamamı (yaklaşık %98'i) sendikasızdı; 94'ü çocuk işçiydi.

Bu tablo, 2026'da mevzuatın neden sıkılaştığını da açıklıyor. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 2012'den beri yürürlükte olsa da, 2025-2026 döneminde işverenlerin yükümlülükleri hem genişledi hem de denetim ve ceza tarafı belirgin şekilde ağırlaştı. Artık işletme büyüklüğü fark etmeksizin — bir mağaza da, bir fabrika da — belirli İSG hizmetlerinden yararlanmak zorunlu.

Bu rehberde, 2026 itibarıyla bir işverenin veya İK yöneticisinin gözden geçirmesi gereken 12 maddeyi, her birinin ne anlama geldiğini ve pratikte nasıl uygulanacağını ayrıntılı olarak ele alıyoruz.



1. İşyerinin tehlike sınıfını belirleyin

Her şey buradan başlıyor: işyeriniz NACE koduna göre az tehlikeli, tehlikeli veya çok tehlikeli sınıflardan birine giriyor. Bu sınıflandırma, hangi İSG hizmetlerini ne sıklıkla almanız gerektiğini, kaç uzmanla çalışmanız gerektiğini ve karşınıza çıkabilecek ceza tutarlarını doğrudan belirliyor.

Pratikte ne yapmalı: Şirketinizin resmi NACE kodunu vergi levhanızdan veya ticaret sicil kaydınızdan teyit edin; birden fazla faaliyet alanınız varsa, hangi kodun esas alındığını OSGB'nizle (Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi) netleştirin. Bu sınıflandırma yanlış yapılırsa, üzerine kurduğunuz tüm İSG planı da yanlış temelde olur.

2. İş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirin

2026 itibarıyla, 50'den az çalışanı olan az tehlikeli işyerleri de dahil olmak üzere, uzman ve hekim yükümlülüğü artık daha geniş bir çerçevede uygulanıyor. İşveren ya bir OSGB ile sözleşme yaparak dışarıdan hizmet alabilir, ya da bünyesinde tam zamanlı/kısmi süreli uzman istihdam edebilir.

Az tehlikeli sınıftaki ve 50 altı çalışanı olan işyerlerinde, işveren veya vekili Bakanlıkça onaylı bir eğitimi tamamlayarak bu hizmetlerin bir kısmını kendisi yürütebilir — ancak bunun bir istisnası var: işe giriş ve periyodik muayeneler bu kapsamda değil, bunlar için yine yetkili bir sağlık kuruluşuna ihtiyaç var.

Pratikte ne yapmalı: Küçük ve orta ölçekli işletmeler için genellikle OSGB üzerinden hizmet almak, tam zamanlı istihdamdan daha maliyet etkin. "Kendimiz hallederiz" yaklaşımı kağıt üzerinde cazip görünse de, sahada çoğu zaman eksik uygulamaya dönüşüyor — bu konuda tek doğru cevap yok, işletmenizin büyüklüğü ve tehlike sınıfı belirleyici olmalı.

3. Risk değerlendirmesini yaptırın ve düzenli güncelleyin

Risk değerlendirmesi, İSG sisteminin belkemiği. İşyerinizdeki tehlikeleri (fiziksel, kimyasal, biyolojik, ergonomik, psikososyal) tespit edip, bunlara karşı alınacak önlemleri belgeleyen bir süreç. Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıftaki işyerlerinde bu değerlendirmenin periyodik olarak güncellenmesi zorunlu; sonuçların kayıt altına alınıp OSGB ile paylaşılması gerekiyor.

Pratikte ne yapmalı: Risk değerlendirmesini bir kere yapıp çekmeceye kaldırmayın. Ekipman değişikliği, yeni bir üretim hattı, personel sayısında artış veya bir "ramak kala" olayı yaşandığında değerlendirmeyi gözden geçirin. Bu, sadece yasal bir zorunluluk değil, aynı zamanda gerçek kazaların önlenmesindeki en etkili araç.

4. Acil durum planı hazırlayın ve tatbikat yapın

Yangın, deprem, kimyasal sızıntı gibi acil durumlara karşı bir plan hazırlamak, tahliye ekiplerini oluşturmak ve düzenli tatbikat yapmak yasal bir zorunluluk. Bu yükümlülüğü yerine getirmemenin cezası da hafif değil: temel ceza 22.194 TL olarak belirlendi (2026 rakamı).

Pratikte ne yapmalı: Planı yazılı hale getirmek yeterli değil — çalışanların planı bilmesi ve tatbikatlara katılması lazım. Yılda en az bir kez tam kapsamlı tatbikat yapmayı, yeni işe başlayanlara ise oryantasyon sürecinde acil durum prosedürünü anlatmayı planlayın.

5. Çalışan İSG eğitimlerini verin ve dijital olarak kayıt altına alın

İSG eğitimi, işe başlamadan önce, görev/iş yeri değişikliğinde, iş ekipmanı değiştiğinde veya yeni bir teknoloji devreye girdiğinde tekrar verilmesi gereken bir yükümlülük. 2026'dan itibaren bu eğitimlerin dijital takip sistemleriyle raporlanması bekleniyor; mobil sağlık ve yerinde eğitim hizmetleri de artık yasal olarak geçerli.

Önemli bir detay: kanun, bu eğitimin maliyetinin çalışana yansıtılamayacağını açıkça belirtiyor.

Pratikte ne yapmalı: Eğitim tarihlerini ve kimin hangi eğitimi aldığını izleyen merkezi bir takvim/sistem kurun — İSG dosyanızın en çok denetlenen kısımlarından biri burası. Kağıt üzerinde tutulan dağınık kayıtlar, denetimde en sık karşılaşılan eksiklik.

6. Sağlık gözetimini sağlayın: işe giriş ve periyodik muayeneler

İşe giriş raporu, tehlike sınıfına göre 1 ila 5 yıl arasında geçerli ve bu sürenin sonunda yenilenmesi zorunlu. 2025-2026 düzenlemeleriyle, Çalışan Sağlığı Merkezleri (ÇASMER) bu muayeneleri yapmaya yetkilendirildi; aile hekimleri ve kamu sağlık hizmeti sunucuları da devrede olabiliyor.

Kritik nokta: tüm muayene ve tetkik maliyetleri işverene ait — kanun bunu "çalışana yansıtılamaz" diyerek net bir şekilde ortaya koyuyor. Çalışanın muayeneye gitme yükümlülüğü var; reddetmesi disiplin cezasına konu olabilir ama tek başına haklı fesih sebebi sayılmıyor.

Pratikte ne yapmalı: Periyodik muayene tarihlerini personel dosyalarıyla birlikte merkezi bir takvimde izleyin. Gebelik durumu gibi özel risk değerlendirmesi gerektiren süreçlerde (ikinci-üçüncü trimester ve dönüş sonrası) ek muayeneleri unutmayın.

7. Psikososyal risk analizini risk değerlendirmesine dahil edin

Bu, 2026'nın en dikkat çekici yeniliklerinden biri. Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) 2026 teması bile "Sağlıklı bir psikososyal çalışma ortamı" olarak belirlendi. Artık stres seviyeleri, tükenmişlik (burnout) ve mobbing gibi faktörlerin analiz edilip önleyici aksiyonların alınması yasal bir zorunluluk, sadece iyi niyetli bir uygulama değil.

Psikososyal çalışma ortamı; iş yükü, çalışma saatleri, rol netliği, karar süreçlerine katılım, yönetici/ekip desteği ve iş yerindeki adalet algısı gibi unsurları kapsıyor.

Pratikte ne yapmalı: Fiziksel risk değerlendirmenize paralel olarak, düzenli çalışan anketleri, birebir görüşmeler veya anonim geri bildirim kanallarıyla psikososyal riskleri ölçün. Bu alanda uzman bir psikolog veya danışmanla çalışmak, hem yasal uyumu hem de gerçek etkiyi artırır.

8. Uzaktan/hibrit çalışanlar için ergonomi ve güvenliği değerlendirin

Ofis dışında veya evden çalışan personelin çalışma alanının ergonomik uygunluğu, elektrik güvenliği ve veri güvenliği artık işverenin sorumluluk alanına giriyor. Bu, pandemi sonrası kalıcılaşan hibrit çalışma modellerinin doğal bir sonucu.

Pratikte ne yapmalı: Uzaktan çalışan personel için bir ev-ofis ergonomi kontrol listesi hazırlayın (sandalye, ekran yüksekliği, aydınlatma) ve VPN/veri güvenliği politikalarınızı İSG dosyanıza dahil edin. Bu alan henüz çoğu şirketin gündeminde değil — erken uyum sağlamak hem denetimde hem de çalışan memnuniyetinde avantaj sağlar.

9. İSG-KATİP sistemine kayıtlarınızı işleyin

OSGB sözleşmeleri, uzman/hekim atamaları ve ilgili tüm resmi kayıtlar İSG-KATİP üzerinden takip ediliyor. 2026 itibarıyla sistem üzerinden yapılan bildirimlerde dijital veri girişi daha detaylı hale getirildi — "kağıt üzerindeki İSG" döneminin resmen kapandığı vurgulanıyor.

Pratikte ne yapmalı: OSGB'nizle sözleşme yenilemelerini ve personel değişikliklerini İSG-KATİP'e zamanında işlediğinizden emin olun. Sistemdeki güncel olmayan kayıtlar, denetimde doğrudan eksiklik olarak değerlendirilebilir.

10. İş kazası ve meslek hastalığı bildirimlerini zamanında yapın

Bir iş kazası veya meslek hastalığı durumunda, bildirim süresi 3 iş günü. Bu süre kazadan sonraki 3 iş günü olarak uygulanıyor; meslek hastalığında ise öğrenme tarihinden itibaren aynı süre geçerli. Bildirim artık e-Devlet üzerinden yapılıyor.

Bir detay sıkça atlanıyor: yaralanma meydana gelmeyen "ramak kala" olaylar da kayıt altına alınmalı ve düzeltici faaliyet süreci başlatılmalı. Bu olaylar, gerçek bir kaza yaşanmadan önce sistemdeki zayıf noktaları görmenin en ucuz yolu.

Pratikte ne yapmalı: Bildirim sürecini bekletmeyin — SGK ve İSG-KATİP bildirimleri arasındaki süreyi netleştirin ve kimin (İK mi, İSG uzmanı mı) bildirimden sorumlu olduğunu önceden belirleyin. Ramak kala olayları için basit bir raporlama formu/kanalı oluşturmak, kültürel olarak da önleyici bir etki yaratır.

11. 50 ve üzeri çalışanı olan işyerlerinde İSG kurulunu kurun ve işletin

Elli veya daha fazla çalışanı olan işyerlerinde İSG kurulu kurulması zorunlu. Kurul aylık toplanmalı ve alınan kararlar kayıt altına alınmalı.

Pratikte ne yapmalı: Kurul toplantılarını takvime bağlayın, gündem ve kararları düzenli olarak belgeleyin. Kurul sadece bir formalite değil — çalışan temsilcilerinin sahadan gelen gözlemlerini yönetime taşıdığı gerçek bir geri bildirim mekanizması olarak işletilirse, risk değerlendirmenizin kalitesini de doğrudan artırır.

12. Güncel ceza tutarlarını takip edin

2026 yeniden değerleme oranıyla birlikte İSG kusurlarına uygulanan idari para cezaları ciddi oranda arttı. Birkaç örnek:

· Risk değerlendirmesi yapmamanın/yaptırmamanın temel cezası: 66.725 TL

· Çok tehlikeli sınıfta, 50+ çalışanlı işyerlerinde risk değerlendirmesi eksikliğinin ilk tespit cezası: 200.175 TL

· Eksiklik giderilmezse aylık yaptırım: temel tutar 100.119 TL, çok tehlikeli sınıf + 50 üzeri çalışanda 300.357 TL'ye kadar çıkabiliyor

· Acil durum yükümlülüklerinden herhangi birinin yerine getirilmemesinin temel cezası: 22.194 TL

Pratikte ne yapmalı: Bu rakamlar her yıl yeniden değerleme oranıyla güncelleniyor, dolayısıyla güncel tutarları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın resmi duyurularından veya OSGB'nizden teyit edin. Cezalar tek seferlik değil — eksiklik giderilmezse aylık olarak devam ediyor, bu da maliyeti hızla katlıyor.



Sonuç: İSG bir kağıt işi değil, bir sistem

Bu 12 madde birbirinden bağımsız belgeler değil — iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirmesi, risk değerlendirmesi, eğitimler, sağlık gözetimi, acil durum organizasyonu ve kayıt düzeni birbirine bağlı bir bütün oluşturuyor. Denetimlerde en sık karşılaşılan sorun, tek bir belgenin eksikliği değil, bu parçaların birbiriyle tutarlı ve güncel olmaması.

Türkiye'de 2025'te yaşanan 2.105 iş cinayetinin arkasında, çoğu zaman tek bir büyük ihmal değil, birikmiş küçük eksiklikler var: güncellenmemiş bir risk değerlendirmesi, verilmemiş bir eğitim, ertelenmiş bir periyodik muayene. İSG dosyanızı düzenli aralıklarla (örneğin üç ayda bir) baştan sona gözden geçirmek, hem yasal cezalardan korunmanın hem de gerçek anlamda hayat kurtarmanın en pratik yolu.



Bu yazı, İSİG Meclisi, SGK, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve çeşitli OSGB/hukuk kaynaklarından derlenen güncel verilere dayanmaktadır (Ağustos 2026 itibarıyla). Güncel ceza tutarları ve mevzuat detayları için Resmi Gazete ve csgb.gov.tr üzerinden teyit edilmesi önerilir.

 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page