top of page
logo

Bayramların Değişen Yüzü: Geçmiş ve Günümüz

Nerede o eski bayramlar..." Bu cümle, zamana karşı direnen en tanıdık, en içten serzenişlerimizden biridir herhalde. Günümüzde bayramlar, geçmişin o kolektif coşkusundan biraz sıyrılıp daha bireysel, hatta bazen sadece "uzun bir tatil" fırsatına dönüşmüş durumda.

Peki, ne değişti de o "eski bayramlar" birer özlem nesnesi haline geldi? Şöyle bir dönüp baktığımızda karşımıza çıkan manzara genellikle şunları fısıldıyor:

1. Hazırlıkların Heyecanı vs. Son Dakika Telaşı

  • Eskiden: Bayramlar haftalar öncesinden başlardı. Evler köşe bucak temizlenir, baklavalar açılır, sarma kazanları kaynardı. En önemlisi de o bayramlık kıyafetler ve ayakkabılar baş köşeye konur, çocukların rüyalarına girerdi.

  • Günümüzde: Yoğun iş temposu ve şehir hayatı yüzünden hazırlıklar genellikle son güne sıkışıyor. Tatlılar pastaneden sipariş ediliyor, kıyafetler ise artık her an ulaşılabilir olduğu için o eski büyüsünü biraz yitirdi.

2. Yüz Yüze Sıcaklık vs. Dijital Mesajlar

  • Eskiden: Bayram, kapı kapı gezmek demekti. Akrabalar, komşular, mahalleli bir araya gelir; el öpülür, kahveler içilirdi. Uzaktakilere ise günler öncesinden özenle seçilmiş, arkasına maniler yazılmış bayram kartpostalları gönderilirdi.

  • Günümüzde: Tebrikler genellikle WhatsApp gruplarına atılan toplu ve copy-paste mesajlara, hareketli GIF'lere veya sosyal medya hikayelerine indirgendi. Göz göze gelmek yerine, ekran ekran bakışıyoruz.

3. Mahalle Coşkusu vs. Tatil Planları

  • Eskiden: Çocuklar için bayram, özgürlük ve eğlenceydi. Sabahın köründe uyanılır, mendillere sarılı harçlıklar veya şekerler toplanırdı. Mahallede kurulan bayram yerleri, dönme dolaplar en büyük lükstü.

  • Günümüzde: Büyükşehir hayatı, güvenlik kaygıları ve değişen komşuluk ilişkileri yüzünden çocukların kapı kapı şeker toplama geleneği neredeyse yok oldu. Yetişkinler içinse bayram, akraba ziyaretinden ziyade deniz kenarında ya da doğada kafa dinlenecek 9 günlük bir kaçış planı (resmi tatil) anlamına geliyor.

Bir Parça Teselli:Aslında kaybolan şey bayramın kendisi değil, bizim o dönemlerdeki çocuksu heyecanımız ve hayatın o zamanki yavaş, telaşsız akışı olabilir.

Yine de her şeye rağmen; günümüzde bile sabah erken uyanılan o bayram kahvaltılarının kokusu, bir şekilde bir araya gelebilen aile masaları ve çocukların gözündeki o küçük sevinç kırıntıları, eski bayramların ruhunu tamamen kaybetmediğimizi gösteriyor. Şekli değişse de, hissettirdiği "birlik olma" arzusu hala aynı yerde duruyor.

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page